Eğitim Keyif Almaktır

Eğitim Keyif Almaktır

Sosyal medya hesaplarımda her eğitimden sonra çok keyifli bir eğitimi daha tamamladık yazıyorum. Keyif almak önemli mi? Evet önemli; keyif almadan yapılan bir eğitimde katılımcılar kalkanları indirmez, eğitmen eğer keyif aldırmayı düşünmezse egosu devrede olur. İnsanlar kendilerini güvende hissetmedikleri yerde asla mutlu olamaz ve keyif alamaz.

 

Eğitmenin işi buzları kırmak ve geçirdiği saatler içinde katılımcılara soru sorma özgürlüğü, kendini ifade etme şansı tanımak zorundadır. Herkesin kendi hikâyesine odaklanmalı ve anı en verimli şekilde yaşatmalıdır. Eğer yapılan işte keyif alınmıyorsa eğitimin bitiş saati azap haline gelecektir. Molalardan dönüş yapmak istenmeyecektir. Yani eğitim kâbus olacaktır.

 

Yani dirençleri kırmak için tam günlük bir eğitimde eğitmen 30 dakika içinde hizmetkâr olduğunu, ego çatışması içine girmeyeceğini ve iz bırakacağını göstermelidir. İşte bu noktada eğitmen eğitimi keyif alınır hale getirme becerisine sahip olmalıdır.

 

Keyif yoksa rol model olamazsınız

 

Keyif yoksa davranış değişikliği için çaba olmaz

 

Keyif yoksa anlatılanlar, uygulananlar unutulacak demektir.

 

Keyif alarak yaptığınız işleri her zaman tekrarlamak istersiniz. Bir anfide ders aldığınızı ve bunu keyif almadan zorunluluk olarak yaptığınızı düşünün. Ne kadar itici ve hayatınızı zorlaştırıcı olduğunu görürsünüz. Öğrenci dersten önce öğretmenini sever. Dersi daha sonra öğretmenin tavrına göre sever. O nedenle yetişkin eğitimlerinde de ana hedef kazanan olmak, davranış ve bakış açısını değiştirmekse için çıkış noktası oynanan oyundan keyif almaktır. Yoksa herkes oyunun bitmesini bekler!

Erdem KARAGÖZ
Erdem KARAGÖZ Yazar, Eğitmen

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON MAKALELER