ThrowbackTEOG – Çocuklar Üzerinden Yaşanan Hayat

ThrowbackTEOG – Çocuklar Üzerinden Yaşanan Hayat

2016 Nisan’ın son haftasında 14 yaşında olan büyük oğlumun TEOG adı verilen son sistem lise geçiş sınavları bitti. 2015 Kasım’daki ilk partiyi eğitimde olmam nedeniyle kaçırmıştım, neyse ki son iki sınav gününe yetiştim. Oğlumun bu ikinci mürüvvetini ailecek gördük, ilk mürüvvetini tahmin ettiğinizi umarak o konuya girmeyeceğim.

İki gün sabahtan öğlene dek süren bu ilginç maraton sırasında –daha önce de kısmen gözlemlediğim ancak bu sınav günlerinde şaha kalkan- bir stres sürecine tanık oldum. Çocukların sınav stresleri elbette anlaşılabilir ancak beni asıl şaşırtan velilerin stresleri oldu. Stres dediğimde lütfen “ay inşaallah başarılı olur, kodlarken kaydırmaz yavrum” tadında tatlı bir ebeveyn kaygısından bahsettiğimi düşünmeyin, çocukları da mutsuz edecek ölçüde bir duygu patlamasından bahsediyorum.

Elbette ebeveyn olarak çocuklarımıza elimizden gelen en iyi eğitimi aldırmaya çalışıyoruz. Benim anlamadığım kısım bu ‘en iyi eğitimi aldırma’ konusunun ‘bir başkasının çocuğundan daha iyi bir eğitim aldırma’ konusuna dönüşmüş olması. Çocuğun elinden geleni yapması göze kestirilen bir diğer çocuktan daha iyi sonuç almadıysa yetersiz olabiliyor. Çocuğun kendi kapasitesi doğrultusundaki başarısı bir başkasının çocuğundandaha başarısız olması durumunda bir anlam ifade etmeyebiliyor.

En kıymetli varlığımız olduğunu iddia ettiğimiz çocuğumuzun başarısını başka çocukları referans alarak değerlendirdiğimizin farkında mıyız?

“O kaç puan aldı?”

“O’nun kaç yanlışı var?”

‘Başarı’ gibi pozitif olması gereken bir kavramı ‘yanlış’ gibi negatif bir kavramla ifade etmek de nereden çıktı?

Çocuk kendi hayatında bir yerlere gelmekiçin uğraşırken bir yandan da ebeveyninin başaramadıklarını başarma yükünü de üstleniyor, bu büyük baskı ve çarpık yüklenmiş sorumluluk yüzünden yapabileceklerini de yapamaz hale geliyor.

Aile ele-güne karşı prestijini çocuğunun akademik başarısı üzerinden değerlendirdikçe yüzü henüz sivilceler içindeki detone ergen sabi hiç beklemediği bir görevi de üstlenmek zorunda kalıyor: “Seninle gurur duymak istiyoruz yavrum”. Neden, niçin ve ne münasebet?

Sevgili anne-babalar, çocuğunuzun yegane varlık sebebi size gurur kaynağı olmak değildir, kendisini bu yüzden yaptıysanız en başından beri büyük bir yanılgı içindesiniz demektir, kesin bilgi, yayalım.

Bu vesileyle TEOG sınavına girecek yavrularımıza kendi sonuçlarını kendileri yaşayacakları başarılar dilerim, gözlerinden öperim.

Alp BEYCE
Alp BEYCE Yazar, Eğitmen

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON MAKALELER